|
BİR VAROLUŞ
SEVİNCİ : EDEBİYAT DERGİSİ
Nuri Pakdil, İstanbul'da bulunduğu
1964 yılında, o tarihte yurtdışında bulunan Fethi Gemuhluoğlu'ndan aldığı bir
mektubu anarak, "… Onurlandığım mektuplarının birinde, bir sanat dergisi
çıkartmamı, birtakım arkadaşlarla bu derginin çevresinde toplanmamızı
buyuruyordu (Edebiyat dergisinin tohumu belki de 1964'lerde düşmüş oldu içime)."
der, "Bağlanma"da.
Edebiyat'ın ilk sayısı Şubat 1969'da
yayınlandı: Sitemizin güncellendiği tarih itibariyle, 33 yıl 9 ay önce. Tanrı
inancı ile Önder bağlılığından kaynaklanan evrensel ısıyı, dostluk coşkusunu bir
varoluş sevinci olarak sunmak için insanlığa. Edebiyat dergisinin gazete
boyutunda yayınlandığı birinci dönemi, Ağustos-Aralık 1969 ayları için çıkan bir
özel sayı ile (sayı: 7-12) tamamlandı. Bu özel sayı, derginin kitap yayınlarının
yakında başlayacağı müjdesini de veriyordu.
Dergi, ikinci dönemine Mayıs 1970'te
(sayı: 12+1) boyutlarını küçülterek, fakat sayfa sayısını artırarak girdi.
Nisan-Kasım 1970 ayları için çıkan bir özel sayı (12+7) bu dönemin son sayısı
oldu.
"Sanatla
başladı yurdumuzda yabancılaşma; gene sanatla kalkacağız ayağa"
Bir yıl aradan sonra, Kasım 1971'de
üçüncü dönemine başlayan derginin sayı numaraları 19+1... şeklinde devam etti.
Temmuz-Eylül 1972 ayları için çıkan bir özel sayı ile (19+7,8,9) bu üçüncü dönem
de tamamlandı. Bu tarihten sonra Edebiyat beş ay çıkmadı. Ancak bu süre içinde,
biri Nuri Pakdil'in "Batı Notları" olmak üzere 3 kitapla Edebiyat Dergisi
Yayınları hayata geçirildi.
Edebiyat dergisiyle, yurdumuzda,
yerli, yeni bir edebiyatın gelişmesine, boy atmasına çalışılıyordu. Çıkışın
amacı da buydu. İnsanımız sarsılacak, uyandırılacak ve onlarla birlikte düşünce
düşmanlarına karşı konulacaktı. Yerli edebiyatın varoluş savaşı olacaktı bu.
Dergi, dördüncü dönemine Nisan
1973'te girdi. Bu dönemde sayı numaraları 1'den başlayarak yeniden verilmeye
başlandı ve 19 ayda 10 sayı çıktı. Yeni dönemde yeni kitaplar da yayınlanmaya
devam etti. Dördüncü dönemde 3'ü Nuri Pakdil'in "Biat", "Umut", "Harikalar
Tablosu (Jacques Prévert'den çeviri)" olmak üzere 8 kitap yayınlandı.
Bu dönemle birlikte derginin
logosunda ve künyesinde önemli değişiklikler görüyoruz. Derginin logosu
yenilenmiştir; 'sahibi ve sorumlu yönetmeni' artık künyede de Nuri Pakdil'dir.
Bu dönemde derginin ideolojik duruşunun künyeye yansımasına da tanık oluyoruz :
"Tüm banka ve içki ilanları alınmaz".
"Tüm
çemberleri, edebiyat kıracaktır sonunda; bağımlılığın çemberlerini"
Beşinci dönemine Şubat 1975'te,
çıkışının yedinci yılında başlayan Edebiyat'ın sayı numaraları, önce 1'den
başlatıldı. 25. sayıdan itibaren numaralandırma, önceki 72 aylık dönemde çıkan
sayıların toplamına eklenerek 38+25 şeklinde verildi.
Edebiyat dergisinin yayımında zaman
zaman aksamalar oldu. Düzenli çıkamadı. Çok güç koşullar altında süren bir
eylemdi bu. Manevi ve maddi bunalımlar gelip geçti. Ancak, Edebiyat, asla hiçbir
kişiye, hiçbir zümreye, hiçbir örgüte, hiçbir şirkete, hiçbir menfaat grubuna
sırtını dayamadı. Edebiyat Dergisi; açık alınla, onurla, kendi özgün ve lekesiz
çizgisinde devinmeyi sürdürdü.
Nuri Pakdil'in "bir yalım gibi
yüzümüze vuruyor" dediği çalışma isteğiydi bu zor girişimi bugünlere taşıyan.
Çünkü, o, "saatini toprağa ayarlayıp başlamıştı yürümeye". Çünkü, "Edebiyat",
bir uygarlığın varoluş savaşının adıydı.
Bu kavga sürdürülürken, tüm dünya
edebiyatıyla da ilgilenilmiş, örnekler verilmiştir onlardan; ama batının
çürümüşlüğünü, kokuşmuşluğunu açıklayan, gösteren eleştirel bir tutumla.
Böylece, 1923'ten sonraki devrimlerin kökenindeki batıcılığın tutarsızlığı da
saptanmış oluyordu bir bakıma.
Diğer yandan, uygarlık değişikliğiyle
Türk ulusunun kopartıldığı Ortadoğu, Afrika uluslarının yazarlarından,
şairlerinden yapılan çeviriler, bu ulusların sanatçılarının birbirlerinden
habersiz birbirleriyle adetâ bütünleştiklerini gösterdi.
Beşinci dönemin başlangıcından, Şubat
1984'e kadarki 9 yıllık sürede de, 14'ü Nuri Pakdil'in "Ay Operası (Jacques
Prevert'den çeviri)", "Çağdaş Arap Şiiri-Güldeste", "Biat II", "Bağlanma",
"Korku", "Bir Yazarın Notları I", "Bir Yazarın Notları II", "Put Yapımevleri",
"Biat III", "Bir Yazarın Notları III", "Kasırganın Çatırtıları (Eugene
Guillevic'ten çeviri)", "Bir Yazarın Notları IV", "Kalbimin Üstünde Bir Avuç
Güneş" ve bu dönemin son kitabı "Edebiyat Kulesi" olmak üzere 34 kitap
yayımlandı.
"Her şeyi attım
üstümden / Elimde bir kitap kaldı"
Edebiyat dergisiyle, bir sanatsal
girişim olarak, hayatın her alanındaki olumsuzluklar gündeme taşınmıştır. Bireye
ilişkin, topluma ilişkin, toplumlara ilişkin, kente ve doğaya ilişkin maddi ve
manevi anlamda insana yansıması olan her olgu üzerinde durulmuş, irdelenmiştir.
İnsanın Tanrıyla, toplumla, doğayla
bozulan ilişkisinin yenilenmesi ve onarılması için, yoksulluğun, sömürünün yok
edilmesi; sadece ellere değil yüreklere ve beyinlere vurulan kelepçelerin de
kırılması için, Ulu Önderin ilkelerinin vazgeçilmezliği vurgulanmıştır.
Edebiyat'ın Aralık 1984 sayısında
(38+119) Nuri Pakdil'in kısa bir açıklaması yer aldı: ".. Beşinci dönemin 111
ayı boyunca hiç olmayan 'ara' aksama bu 1984 yılında tam dört kez oldu. Şimdi bu
sayıyı Edebiyat'ın Mayıs 1984, Haziran 1984, Kasım 1984 ve Aralık 1984
sayılarının tümü için çıkarıyorum. İçinde bulunduğum koşullarda, ancak böyle
tamamlayabiliyorum 1984'ü".
Ve bu açıklamayla Edebiyat yayımına
ara verdi; Nuri Pakdil'in deyimiyle "başka bir zaman ve mekanda da olsa" yeniden
yayımlanmak üzere…
13 yıl sonra, 28 Şubat 1997
tarihinde, Edebiyat Dergisi Yayınları yeniden kitap yayınlamaya başladı. 1984
öncesinde yayımlanan 5 kitabın yeniden çalışılmış basımıyla birlikte 12 yeni
kitap yayınlandı. Edebiyat dergisi ise, sitemizin yayınlandığı tarih itibariyle
17 yıl 10 aydır çıkmıyor. Ama yaşıyor: Edebiyat, boyun eğmemişliğin erincini,
onurunu yaşıyor.
|